May 19
Cron Job’ın ne olduğun bilmeyenler için bazı işlerinizin belli sıklıklarda çalışmasını sağlayan servis diyebiliriz. Mesela bir dosyanızın her gün çalışması gerekiyor yada her saat başı … Bu gibi işleri cron jobs sayesinde halledebiliyoruz.
Gelelim hata çıktılama mevzusuna. Cron jobs’da normal olarak belli sıklıklarla dosya çalıştırmak istediğinizde, sistem o dosyaların çıktılarını ya home directory’de yada çalıştırılan dosyanın dizininde, çıktıları barındıran dosyalar oluşturur. Eğer çalıştırdığınız dosya günlük, haftalık vs. gibi seyrek bir çalışma sıklığına sahip değilse gerçekten can sıkan sonuçlar doğurabilir. Mesela bir gün cpanel’den home directory’e girmeye çalıştığınızda tarayıcınız kafayı yiyebilir yada anlamadık bir şekilde alan kotasını aşabilirsiniz vs… Bu gibi durumlara yakalanmamak için cron jobs’ın komutunu şu şekilde verebilirsiniz bu sayede hatalar çıktılanmaz, kaydedilmez.
/usr/bin/php -q /home/dicten/public_html/onar.php > /dev/null 2>&1 |
Kolay gelsin…
May 19
Php’de tür dönüşümü aslında çoğu zaman gerekli olmayan bişiydir. Zaten php bunu bizim yerimize yapar. Siz bir değişkeni string olarak tanımlamış olsanız ve onu parametresini integer olarak alan bir fonksiyonda kullanmaya çalışsanız bile php onu integer’a çevirir ve çalışmaya devam eder.
Aynı şekilde bir değişken oluştururken de tür belirtmessiniz. Tırnak işareti kullandıklarınız string olarak;
$a='ali ata bak';
$b="emel eve gel";
$c='132123';
//üçüde string olarak kaydedilir.
//bu arada tek tırnak ile çift tırnağın farkı çift tırnağın
//içindeki metinde php motorunun değişken vb. şeyleri
//arayıp yorumlamaya çalışması. Tek tırnağın içindekiler
//yorumlanmadan kullanılır o yüzden daha hızlıdır. |
kullanmayıp sadece rakam yazdıklarınız integer olarak;
$a=23;
$b=1234115;
//ikiside integere
$c='12341';
//bu tırnak işareti kullanıldığı için string olarak kaydedilir. |
tırnak işareti kullanmayıp noktalı olarak yazdıklarınız float olarak;
$a=2.5;
$b=43.008;
//ikisi de float/double'dır
$c='34.4';
//burda da yukarıda anlattığım durum söz konusudur
//$c değişkeni float değil stringdir |
false yada true şeklinde belirttikleriniz boolean olarak hafızaya kaydedilir. Okumaya Devam »
May 18
Yine bir işimi görmek için araştırıp bulduğum bir şey
(Çok bencilim). Aslında burdaki sorun fsockopen’la nasıl bir proxy’e bağlanıcağım değil o proxy’e hangi adrese gitmek istediğimizi nasıl ileticeğimdi. Php manual’den fonksiyona baktım ama orda pek fazla örnek yoktu daha sonra php.net’te aradığımı buldum.
Fsockopen() ile bağlantı kurduktan sonra fputs() ile url’yi aşağıdaki gibi gönderiyorsunuz. Okumaya Devam »
May 11
Evet, bence çok gerekli bişiy. Özellikle sabahları ve akşamları insanlar yoldayken ver gazı gitsin. Milletteki ne sinir öyle, birbirini öldürücekler nerdeyse. Ben de sinirliyimdir ama bu kadar saçma şeylere sinirlenmedim hiç. Bugün 2 tanesi metrobüste 3 tanesi otobüs ve güzergahında olmak üzere toplamda 5 tartışma/kavga’ya şahit oldum. Nerdeyse hepsine çaresizliğin getirdiği anlayışsızlık sebep oluyor. Karşı tarafında anlayışsızlığı eklenince tartışma başlıyor. Biri otobüs şoförüne yolcu alırken diyor ki niye çekilmiyorsun geçicem, diğeri kapı kapanıcakken dolu metrobüse binmeye çalışıp kapının biraz geç kapanmasına sebep olana kızıyor, diğeri binmeyin yeter otobüs hareket etsin diyor
… Nasıl bir şehir anlamış değilim millet sadece millete sinirleniyor, baştakilere gelince sakinleştirici gaz yemişten beter oluyor
. Topbaşa söyleyelim salsın gazı sabah akşam, kendinden geçsin millet
…
Bu arada bu şarkı da benden bolu beyine gelsin…
May 11
Google’un resmi blog’unda yazılan habere göre artık Google’ın translate servisi Türkçe telaffuzu da destekliyor. Türkçe’nin yanında Afrikaans (Güney Afrika Hollanda lehçesi), Arnavutça, Katalanca, Çince (Mandarin), Hırvatça, Çekçe, Danca, Hollandaca, Fince, Yunanca, Macarca, İzlandaca, Endonezyaca, Letonca, Makedonca, Norveççe, Lehçe, Portekizce, Romence, Rusça, Sırpça, Slovakça, Swahili, İsveççe, Vietnamca ve Galce dillerinin telaffuzları da eklenmiş.
Güzel güzel olmasına da Türkçe telaffuz pek bişiye benzememiş
. Microsoft Sam Amca’nın yandan yemiş hali
. Gerçi bir bot’tan da fazla bişiy beklememek lazım
. Kolay gelsin…
May 10
İnternetten en güzel para kazanma yolu “internetten para kazanma yolları” diye site / siteler açıp beş para etmez kitapları “Normal fiyatı: 250tl Kampanya fiyatı: 80tl” diyerek kampanyayı hiç bitirmeyecek şekilde satmak hatta ve hatta bunların çalıştığına dair şahitler, deliller, dekontlar göstermek. Böyle sitelerde gösterilen dekontları vs hazırlamak 5 dkk’dan fazla sürmüyor ama yine de inandırıcı bir hava bırakıyor insanlar üzerinde. Siz internette “internetten para kazanma” diye aratınca bulduğunuz şeyleri yazan adamlara kazandırıyorsunuz parayı. Gördüğünüz gibi aslında ortada internetten para kazandırma adına çalışan bir yöntem var. Ama bu yolun yolcusu değil, yolcunun bineği oluyorsunuz malesef
. Hani internetten para kazanmak çok kolay ya (!) insanlar tav oluyor haliyle. Orda burdan duyuyorlar “bilmem kimin tanıdığının tanıdığı çok para kazanıyormuş. Araba, ev filan almış kendine” herhalde tanıdıkları Larry Page ve Sergey Brin’in amca çocukları
(google’ın kurucuları). Gelin biraz sahte yöntemlere yada kırk yıl uğraşsanız kırk lira kazanamayacağınız yöntemlere bakalım.
Aslında çok da acımasız olmamak lazım mı(!) diye düşünüyorum. Hani kazanma yolları da yok değil. Ama bazı kazandıran yollardan para kazanmanız için etrafınızda bir ton enayinin bulunması gerekiyor. Mesela en çok kullanılan daha doğrusu kullanılması önerilen yol internetten satılan dandik dundik şeylere verilen komisyon. 100tl’lik dandik ürünü birine satıyorsunuz 5tl – 10tl komisyon alıyorsunuz. 100 tl dandik bir ilaca yada benzeri bir ürüne verecek biriniz tanıyorsanız zaten internetten para kazanmaya da pek ihtiyacınız yok demektir. Okumaya Devam »
May 05
Başlıktan tam olarak neden bahsettiğimi anlamamış olabilirsiniz. Bu duruma google’ın anasayfasına girince imlecin arama kutusuna otomatik olarak yerleşmesini örnek verirsem herhalde anlarsınız. İşte bunu anlatıcam bu yazıda.
Bunu javascript kodlarıyla yapabiliyoruz. Eğer jquery kullanıyorsanız şu kodda “id” yazan yere odaklanmak istediğiniz elemanın idsini yazarsanız amacınıza ulaşabilirsiniz.
Eğer odaklanmak istediğiniz şey bir input elemanıysa (ki benim ki öyleydi) ve içerisinde başlangıç olarak bir değer giriliyse (search gibi) o zaman bu kodu kullanabilirsiniz. Normalde chrome tarayıcısı odaklandığınızda otomatik olarak içeriği seçiyor ama firefox bunu yapmıyor o yüzden kullanmanızda fayda var.
$("#id").focus().select(); |
Jquery kullanmıyorsanız normal javascript kodlarıyla da yapabilirsiniz. Aşağıdaki kodlarda “myid” kısmını kendinize göre değiştirmeniz yeterli…
document.getElementById('myid').focus() |
Son olarak yeni sitem dicten.com ‘un anasayfası için bunu öneren ve yardım eden baha‘ya teşekkürler. Kolay gelsin…
May 02
İngilizce hazırlık sınıfına başladığımdan beri internet üzerinde ingilizce bir kelimenin ilk önce açıklamasını ingilizce veren daha sonra da kelimenin Türkçe çevirisini veren ve bunların yanında da eş anlamlarını (synonym), zıt anlamlarını (antonym), ilgili phrasal verbs’lerini, telaffuzunu (pronunciation), kullanım örneklerini veren, kelimenin türünü vs. güzel anlaşılır şekilde veren bir sitenin eksikliğini hissettim. Çok şey istemişim gibi dursamda aslında bunlar bi kelimeyi kafaya oturtmak için gerekli şeyler. Herneyse dedim ki ben de kendi kendime bari ben yapıyım bi tane kullanıyım. Sonra hazır yapmışken site açıyım gibi bir duruma dönüştü kendisi. Şimdi de şu satırları okuduğunuz üzere siteyi açmış bulunmaktayım. Sitenin adresi dicten.com .
Tasarımı oldukça anlaşılır ve sade tutmaya çalıştım. Yine ilerde eklerim diye şu anda aktif olmayan grammar, tests, idioms gibi bölümler de ekledim. Aynı zamanda Google translate’in yardımı ile ingilizceden başka 5 ayrı dilde çeviri vermesini sağladım. O kadar yaptım bari linkleri de seo olsun dedim, onu da yaptım. İşte böylece en sonunda tasarımı, programlaması komple bana ait bir siteyi faaliyete geçirmiş bulundum. Beni bu yolda yalnız bırakmayan php, mysql, fireworks, jquery, notepad++ ‘a teşekkürü bir borç bilirim. Hayırlı uğurlu olsun…
Nis 30
Türkiye’de en çok kullanılan iki büyük mail dağıtıcısı gmail ve hotmail yani google ve microsoft. Şu an iki mail dağıtıcısını da kullanıyorum. Ama hotmail’i mecburiyetten gmail’i severek ve isteyerek kullanıyorum
. Gelelim nedenine…
Hotmail, gmail’den çok çok önce 1997′de kuruldu. Gmail ise 2004′de beta olarak hizmete başladı. Arasında gördüğünüz gibi 7 sene var. 7 koca sene, 7 yıllık deneyim, 7 yıllık birikim, 7 yıllık altyapı… Ama şuan kim kullanıcıyı spam’dan daha iyi koruyor: gmail, kim daha hızlı ve kullanılabilirliği en rahat tasarıma sahip: gmail, kim nerdeyse çoğu hizmetin tarayıcı üzerine taşındığı günümüzde tarayıcı üzerinden daha iyi anlık mesajlaşma hizmeti sunuyor: gmail… Daha sayamayacağım onlarca kullanılabilirliği arttırıcı eklentiler… O koca 7 yılda microsoft hiç mi birşey öğrenmedi de 6 senelik gmail microsoftu teknik ve kullanılabilirlik bakımından darmaduman etti
. Şuan hotmail’in tercih edilmesinin tek sebebi de geçmişten gelen alışkanlıklar. Aslında bu çok büyük bir güç ama microsoft bunu ne sosyal ağ alanında ne de mail alanında doğru düzgün kullanabilmiş değil. Daha fazla ayrıntıya girmiyecem, girersem yazı çirkinleşebilir, hele microsoftun bize sunduğu webmesenger aklıma geldikçe deliresim geliyor. Arkadaş çevresi msn denen illete bağımlı olmasa bir kere açmam hotmailimi ama naparsın, millet olarak başarısız işleri ödüllendirmeyi seviyoruz
… Bu arada bu yazıyı yazmama sebep olan spam mail oyuncusu Berna’ya sevgilerimi iletiyorum… Kendisini bir kaç kes spam olarak bildirmeme rağmen nasıl gelmeyi başarıyor anlamış değilim…