May 10
İnternetten en güzel para kazanma yolu “internetten para kazanma yolları” diye site / siteler açıp beş para etmez kitapları “Normal fiyatı: 250tl Kampanya fiyatı: 80tl” diyerek kampanyayı hiç bitirmeyecek şekilde satmak hatta ve hatta bunların çalıştığına dair şahitler, deliller, dekontlar göstermek. Böyle sitelerde gösterilen dekontları vs hazırlamak 5 dkk’dan fazla sürmüyor ama yine de inandırıcı bir hava bırakıyor insanlar üzerinde. Siz internette “internetten para kazanma” diye aratınca bulduğunuz şeyleri yazan adamlara kazandırıyorsunuz parayı. Gördüğünüz gibi aslında ortada internetten para kazandırma adına çalışan bir yöntem var. Ama bu yolun yolcusu değil, yolcunun bineği oluyorsunuz malesef
. Hani internetten para kazanmak çok kolay ya (!) insanlar tav oluyor haliyle. Orda burdan duyuyorlar “bilmem kimin tanıdığının tanıdığı çok para kazanıyormuş. Araba, ev filan almış kendine” herhalde tanıdıkları Larry Page ve Sergey Brin’in amca çocukları
(google’ın kurucuları). Gelin biraz sahte yöntemlere yada kırk yıl uğraşsanız kırk lira kazanamayacağınız yöntemlere bakalım.
Aslında çok da acımasız olmamak lazım mı(!) diye düşünüyorum. Hani kazanma yolları da yok değil. Ama bazı kazandıran yollardan para kazanmanız için etrafınızda bir ton enayinin bulunması gerekiyor. Mesela en çok kullanılan daha doğrusu kullanılması önerilen yol internetten satılan dandik dundik şeylere verilen komisyon. 100tl’lik dandik ürünü birine satıyorsunuz 5tl – 10tl komisyon alıyorsunuz. 100 tl dandik bir ilaca yada benzeri bir ürüne verecek biriniz tanıyorsanız zaten internetten para kazanmaya da pek ihtiyacınız yok demektir. Okumaya Devam »
Nis 30
Türkiye’de en çok kullanılan iki büyük mail dağıtıcısı gmail ve hotmail yani google ve microsoft. Şu an iki mail dağıtıcısını da kullanıyorum. Ama hotmail’i mecburiyetten gmail’i severek ve isteyerek kullanıyorum
. Gelelim nedenine…
Hotmail, gmail’den çok çok önce 1997′de kuruldu. Gmail ise 2004′de beta olarak hizmete başladı. Arasında gördüğünüz gibi 7 sene var. 7 koca sene, 7 yıllık deneyim, 7 yıllık birikim, 7 yıllık altyapı… Ama şuan kim kullanıcıyı spam’dan daha iyi koruyor: gmail, kim daha hızlı ve kullanılabilirliği en rahat tasarıma sahip: gmail, kim nerdeyse çoğu hizmetin tarayıcı üzerine taşındığı günümüzde tarayıcı üzerinden daha iyi anlık mesajlaşma hizmeti sunuyor: gmail… Daha sayamayacağım onlarca kullanılabilirliği arttırıcı eklentiler… O koca 7 yılda microsoft hiç mi birşey öğrenmedi de 6 senelik gmail microsoftu teknik ve kullanılabilirlik bakımından darmaduman etti
. Şuan hotmail’in tercih edilmesinin tek sebebi de geçmişten gelen alışkanlıklar. Aslında bu çok büyük bir güç ama microsoft bunu ne sosyal ağ alanında ne de mail alanında doğru düzgün kullanabilmiş değil. Daha fazla ayrıntıya girmiyecem, girersem yazı çirkinleşebilir, hele microsoftun bize sunduğu webmesenger aklıma geldikçe deliresim geliyor. Arkadaş çevresi msn denen illete bağımlı olmasa bir kere açmam hotmailimi ama naparsın, millet olarak başarısız işleri ödüllendirmeyi seviyoruz
… Bu arada bu yazıyı yazmama sebep olan spam mail oyuncusu Berna’ya sevgilerimi iletiyorum… Kendisini bir kaç kes spam olarak bildirmeme rağmen nasıl gelmeyi başarıyor anlamış değilim…
Nis 21
Google Türkiye’de işletmeleri internet reklamcılığına daha çok ısındırmak adına artık gazetelere de reklam verir oldu. Gerçi uzun süredir veriyor bu reklamları gazetlere… Yeni fotosunu çekebildim o yüzden yazıyorum yazıyı
. Bu arada bazı kesimler tarafından ayıpsanan bir durum “bir internet devinin internet dışındaki yerlerde reklam yapması”. Ayıpsayanlar herhalde internetle doğduklarını filan zannediyorlar
. Herneyse buyrun resim:

Mar 03
Webrazzi’de gördüğüm internet üzerine videosunda gerçekten çok çarpıcı veriler var
. Örneğin ülkemizde pek de kullanılmayan flickr fotoğraf paylaşımında facebook gibi bi sosyal devin açık ara önünde (2,5 milyara 4 milyar). Yine facebook ile ilgili diğer bir ilginç bilgi sosyal ağlarda resmen tekel konumuna gelmesi. Günde en büyük rakiplerinden myspace 24 milyar, twitter 4.4 milyar sayfa önizlemesinde kalırken kendisi 260 milyar sayfa önizlemesiyle açık ara fark atıyor. Aynı zamanda üye sayısı da diğerlerine göre çok daha fazla. Microsoft’un elinde sosyalleşme platformu kurma adına büyük bir koz varken(mesenger ki kendisi eskiden büyüktü şimdi insanlar web üzerinde bulunan chatleşme platformlarına yöneliyor) bunu kullanamaması da ayrı bi saçmalık. Herneyse daha birsürü ilginç bilgi videoda buyrun izleyin:
Okumaya Devam »
Oca 22
Uzun süredir biraz daha hızlı bir firefox sürümünün çıkmasını bekliyordum. Sonunda muradıma erdim
. Bu yazıyı da 3.6′dan yazıyorum. Kendi sitesinden yazan sürüm notlarına geçmeden önce girer girmez farkettiğim birkaç özelliğine değinmek istiyorum.
Bunlardan ilki hızı. Gerçi benimki gibi yavaş bir bilgisayara sahip değilseniz pek umrunuzda olmayabilir ama beni bazen çileden çıkarıyordu kendisi o yüzden bir kaç kez chrome’a geçmeyi bile düşündüm. Ama chrome’ın eklenti özelliğini firefox kadar gelişmemiş olması biraz uzak tuttu beni chrome’dan
.
İkinci özelliği yükledikten sonra açılış sayfasında direk kendini gösteren yeni tip tema uygulaması Personas. Her ne kadar hala default temayı da kullansam hoş bi özellik.
Son dikkatimi çeken özellik yeni sekme açtığınızda sekmenin eskisindeki gibi en sonda değil, ie’deki gibi bulunduğunuz sekmenin yanında açılması. Firefox’un ie’yi taklit edeceği aklımın ucundan bile geçmezdi
.
Bu arada yeni firefox webmasterların işini kolaylaştıracak birçok özelliği de beraberinde getiriyor. Fakat o özelliklerin yaygın olarak kullanılması biraz zaman alıcak gibi. Ne de olsa birçok insan yıllardır olduğu gibi hala ie’nin eski sürümlerini kullanıyor
.
Gelelim firefox’un yayınladığı sürüm notlarına:
- Kullanıcıların firefox’un görünümünü tek tıkla değiştirmesine izin veren ve Personas diye adlandırılan yeni tema tipi.
- Güvenli sörf için kullanıcıları eski pluginlerden koruma..
- Açık ve yerli videolar şimdi full screen görüntülenebilir. Sağa tıklayıp full screen demeniz yeterli…
- Javascript perfonması, sayfaların yüklenme süresi ve açılış süresi geliştirildi.
- İndirilebilir font olarak Yeni Woff font format’ına destek sürdürülüyor.
- Gradients, background sizing ve pointer events gibi yeni css özellikleri destekleniyor.
- Daha interaktif sayfalar için “Drag & Drop API” ve “File API” gibi yeni DOM ve HTML5 özellikleri eklendi.
Firefox 3.6 Sürüm Notları | Firefox 3.6 İndir | Hayırlı olsun
Ara 31
Her zaman söylemişimdir, en iyi reklam reklam olduğunu hissettirmeyen reklamdır. Bunun nedeni insanımızın yıllardır reklama karşı biriktirdiği kin olabilir
. Nasıl olmasın?
Yıllardır radyoda müziğe ulaşmak için, televizyonda dizilere ulaşmak için, internette içeriğe ulaşmak için reklamı aşmak zorunda kaldılar. Reklam yayıncılar tarafından adeta bir baraj olarak kullanıldı
.
Bunun yanında insanların reklamları yapılan ürünlerden memnun kalmamaları dolayısıyla reklamdaki yanıltıcılık faktörüne kendilerini daha çok inandırmaları da başka bir faktör.
Birde insanların aramadıkları şeylerin reklamını izlemek istemedikleri de var. Adamın araba alacak durumu yoksa araba reklamını izlemek adama sadece üzüntü verir
.
Bu durumlar birleşince reklamcılıkta reklam olduğunu hissettirmeyen reklamlar türedi. Mesela televizyonda sanal reklamlar. “Kurtlar Vadisi” izlerken polat’ın kullandığı araba yada çatıda ki uydu çanağı. Televizyonda ki sanal reklamcılığa başka bir örnek, program girişinde ortasında veya sonunda verilen sponsor tipi programlar. Mesela “Var mısın Yok musun?” izlerken bir bakıyorsunuz Acun çıkıp saçı seyrek bir yarışmacıya saçının seyrekliğiyle ilgili sorular sorarak sanki yarışma devam ediyormuşçasına bir ürün tanıyor. Buna benzer durumlar kadın programlarında da sıkça rastlanıyor. Hatta bazen bir reklamcının bile kolay kolay ayırt edemeyeceği şekilde yapılıyor bu iş. En bilindik örnek soya fasülyesi. Bir gün bir çok kanalda doktorlar çıkıp soya fasülyesi şöle iyidir, böyle güzeldir diyorlar. Sonradan anlaşılıyor ki büyük bir Amerikan şirketinin elinde fazla sayıda soya kalmış
. Tabi halkımız bitiriyor soyaları sağolsunlar
.
Bunun internette de birçok örneği var. Mesela google adsense reklamlarının içeriğe uydurulma çabası. Hiç farketmeden okuyorsunuz okuyorsunuz bir bakıyorsunuz alt satır anlamsız bir şekilde devam ediyor
. Bu kadar iyileri var hakketen… Bundan başka artık bloglarda yayınlanan tanıtım yazıları var günümüzde webmaster kesimi tarafından daha çok site tanıtımı ve backlink eldesi için kullanılsa da bunun değerini bilen şirketler de var. Mesela geçenelerde gillete firması blog yazarlarına deneyimlerini bloglarında yazmaları üzerine traş takımı gönderdi. Tabi onlarda memnun kaldıklarını dile getirerek yazdılar
. Bu ürün kullanımından doğan memnuniyeti “reklam olduğunu hissettirmeyen reklamlar”da daha çok görür olduk. Yine kadın programlarında olsun yarışma programlarında olsun bir ürün memnun olan kullanıcılarıyla beraber çok sık sunuluyor. Bunun internetteki kullanım şekli de özellikle yine bloglarda yapılan bazı siteleri iyi kötü (kötüden azcık tabi ki) yönleriyle blogta tanıtma. Tabi blog yazarının bir site çok hoşuna gidebilir ve bunu tanıtabilir. Ama burda bi faktör olayı değiştiriyor: para faktörü. Blogun pr (pagerank)’sine göre değişen fiyatlarda makale tarzı yazılar yazılıyor ve yayınlanıyor. Bu da ayrı bi “reklam olduğunu hissettirmeyen reklam” türü (yukarıda belirttiğim gibi backlink faydası da var).
Son olarak değinmek istediğim “reklam olduğunu hissettirmeyen reklam” türü ise sosyal ağlarda yapılan çalışmalar sonucu oluşan reklamlar. Facebook’ta kurulan gruplar, şirketlerin facebook, twitter gibi hesaplara sahip olmaya başlaması ve oralardan müşterileriyle irtibata geçebilmesi(aynı şekilde tersi de doğru). Hatta bunun için şirketlerde özel departmanların bulunması. Ne kadar gelir getirebilir ki diye soruyorsanız dell’in başarısını obama’nın sosyal ağda yürüttüğü kampanyayı duymamışsınız (burdan duyabilirsiniz)
. Sosyal ağda yapılan reklam çalışmaları her zaman bu kadar büyük çaplı olmayabilir. Binlerce üyenin bulunduğu bir grupta yöneticinin kendi sitesiymiş gibi veya başka bir sebep ileri sürerek link yayınlaması da bir bir nevi reklam sayılır. Hatta gruplar üye sayılarına göre değer biçilerek webmaster forumlarında satılır. Hiç satılmayacak dedikleriniz bile (bknz: Atatürk ile ilgili, Milli değer biçilmiş gruplar)… Bu yüzden size tavsiyem işinize yaramayan gruba üye olmayın. Ben olmuyordum (uzun süredir face hesabı donuk o yüzden -dum).
Herneyse uzun lafın kısası dikkatimi çeken bi reklam türüydü kendisi hakkında -irdeleyerek- yazmak istedim
. Kolay gelsin…
Kas 17
Google boş durmuyor
translate servisine yaptığı yenilikleri bugün duyurdu. Yaptığı yeniliklerden ençok dikkatimi çeken artık translate’in çevirileri de okuyabiliyor olmasıydı. Tabi her yenilik gibi şimdilik sadece İngilizce’ye yapılan çeviriler seslendirilebiliyor.
Seslendirmeden başka tasarım da değiştirilmiş artık çevirmek için “enter”a basmanızı beklemiyor “space” tuşuna bastığınız her aralıkda çeviriyi yapıp alt satıra yansıtıyor. Buyrun bir de yakından inceleyin: Google Translate