Kas 30
İlk önce Ömer Hayyam olarak doğup , geziyorsunuz şehir şehir. Bazen rubailerinizi yazıyorsunuz, bazen yıldızları izliyorsunuz. Bazen yazdığınız rubailer yüzünden suçlanıyorsunuz , bazen de yıldızlarınızla sultana , valiye fal bakıyorsunuz. Bunları yaparken Nizamülmülk’ten taklif alıyorsunuz, Nizamülmülk’e giderken Hasan Sabbah ile karşılaşıyorsunuz , derken zamanlarında biri adaletiyle , biri rubaileriyle ve bilmiyle , biri de dehşet verici katilleriyle dünyada tanınmış 3 adamdan biri olup 3 adamın ilişkilerine bakıyorsunuz. Tabi bunlar olurken devletin siyasal sorunlarıyla , kendi sorunlarınızla ve her zaman olduğu gibi Rubailerinizle vakit geçiriyorsunuz. Sonra geride Rubaiyat adlı bir kitap bırakarak ölüyorsunuz.
Sonra tekrar ismi ömer olan hristiyan bir batılı olarak doğuyorsunuz. İsminizin bu şekilde olmasının nedenin …… Derken romanın yarısını anlattık zaten. Aslında kendimi kaptırdım sonuna kadar yazdım bir kısmını sildim tekrardan
.
Anlayacağınız bu kadar sarıyor kitap. Tavsiye ederim pişman olmassınız
.
Eyl 03
Sizi içinde zeka harikaları bulunan, gerçekten hayran kalacağınız planlarla örülü, sizi şaşırtıcı olaylarla büyüleyen , ömürünüzün bir bölümünde bu olaylar zincirine bağlanacağınız ; gemide giderken, otobüsteyken, yürürken bile okumak isteyeceğiniz bi kitapla tanıştırmak istiyorum “Fedailerin Kalesi: Alamut”. Yaklaşık 1 yıl kadar önce okuduğum bi kitap(belki bi yıl olmamıştır) . Hatırladığım kadarıyla kitabı size anlatmaya çalışıcam. Aranızda eğer tarihi romanları okumaktan zevk alan varsa, emin olun bi kitap ona büyük bir zevk verecektir. Aranızda tarihi romanları okumayı sevmeyen varsa emin olun artık sevecektir (hiç değilse bu tarihi romanı sevecektir
). Kitabın yazarı Wladimir Bartol . Şu aşağıdaki resimde gördüğünüz şahıs….
Kendisi hakkında biraz bilgi vermek gerekirse. 1903 yılında Sloven şehrinde doğdu.
Fransız kültürüyle büyüdü. Felsefe, psikolofi, biyoloji, dinler tarihi konularında eğitim aldı. 2. Dünya savaşı sıralarında yayımladığı eseri fazla ilgi görmedi. Kitap tehlikeli bulunduğu için , ancak el altından satılabilmişti. Savaş döneminde ülkesi Almanlar ve İtalyan faşıstler tarafından işgal edilince, büyük bir mücadele örneği veren Bartol, savaştan sonra , Yugoslavya’da yazarlar birliği başkanlığına seçildi. Yazarın baş eseri kabul edilen Fedailer Kalesi sadece iki baskı yapabilmiş ve Türkçe’ye Atilla Dirim tarafından çevrilmiştir. 1967′de öldü.
Kitaba geri dönelim. Kitap aslında şuan da hala geçerliliğini koruyan intihar bombacılarının başlangıcını anlatıyor. Anlıyacağınız kitapta gerçek bir tarih anlatılıyor. Genel olarak kitaptan bahsedicem.
Hasan Sabbah (namıdiğer Seyduna) , kendisini bir peygamber olarak gösteriyor. Alamut kalesinin fazla bilinmeyen Bakımsız Cennet Bahçelerini özenle Geliştirip içine huri güzelliğindeki kızları yerleştiriyor ve sadece özel eğitimli askerlerine haşhaş vererek Cennet bahçelerine bir kere girmelerine izin veriyor.İkincisi için onlardan bir şey istiyor. Neler istediğini ise kitapta okuyabilirsiniz. Bu kadarı ilgi çekici gelmediyse yazının devamını okuyun. Yalnız Önemli Not “Yazının Devamında Kitabın Bir Bölümünün Özeti Vardır O Yüzden Okumadan Önce İki Defa Düşünün Çünkü Bunları Okumanız Sizi Kitabın Belli Bölümlerinden Zevk Almanızdan Mahrum Bırakabilir :D
.
Okumaya Devam »