Her zaman söylemişimdir, en iyi reklam reklam olduğunu hissettirmeyen reklamdır. Bunun nedeni insanımızın yıllardır reklama karşı biriktirdiği kin olabilir
. Nasıl olmasın?
Yıllardır radyoda müziğe ulaşmak için, televizyonda dizilere ulaşmak için, internette içeriğe ulaşmak için reklamı aşmak zorunda kaldılar. Reklam yayıncılar tarafından adeta bir baraj olarak kullanıldı
.
Bunun yanında insanların reklamları yapılan ürünlerden memnun kalmamaları dolayısıyla reklamdaki yanıltıcılık faktörüne kendilerini daha çok inandırmaları da başka bir faktör.
Birde insanların aramadıkları şeylerin reklamını izlemek istemedikleri de var. Adamın araba alacak durumu yoksa araba reklamını izlemek adama sadece üzüntü verir
.
Bu durumlar birleşince reklamcılıkta reklam olduğunu hissettirmeyen reklamlar türedi. Mesela televizyonda sanal reklamlar. “Kurtlar Vadisi” izlerken polat’ın kullandığı araba yada çatıda ki uydu çanağı. Televizyonda ki sanal reklamcılığa başka bir örnek, program girişinde ortasında veya sonunda verilen sponsor tipi programlar. Mesela “Var mısın Yok musun?” izlerken bir bakıyorsunuz Acun çıkıp saçı seyrek bir yarışmacıya saçının seyrekliğiyle ilgili sorular sorarak sanki yarışma devam ediyormuşçasına bir ürün tanıyor. Buna benzer durumlar kadın programlarında da sıkça rastlanıyor. Hatta bazen bir reklamcının bile kolay kolay ayırt edemeyeceği şekilde yapılıyor bu iş. En bilindik örnek soya fasülyesi. Bir gün bir çok kanalda doktorlar çıkıp soya fasülyesi şöle iyidir, böyle güzeldir diyorlar. Sonradan anlaşılıyor ki büyük bir Amerikan şirketinin elinde fazla sayıda soya kalmış
. Tabi halkımız bitiriyor soyaları sağolsunlar
.
Bunun internette de birçok örneği var. Mesela google adsense reklamlarının içeriğe uydurulma çabası. Hiç farketmeden okuyorsunuz okuyorsunuz bir bakıyorsunuz alt satır anlamsız bir şekilde devam ediyor
. Bu kadar iyileri var hakketen… Bundan başka artık bloglarda yayınlanan tanıtım yazıları var günümüzde webmaster kesimi tarafından daha çok site tanıtımı ve backlink eldesi için kullanılsa da bunun değerini bilen şirketler de var. Mesela geçenelerde gillete firması blog yazarlarına deneyimlerini bloglarında yazmaları üzerine traş takımı gönderdi. Tabi onlarda memnun kaldıklarını dile getirerek yazdılar
. Bu ürün kullanımından doğan memnuniyeti “reklam olduğunu hissettirmeyen reklamlar”da daha çok görür olduk. Yine kadın programlarında olsun yarışma programlarında olsun bir ürün memnun olan kullanıcılarıyla beraber çok sık sunuluyor. Bunun internetteki kullanım şekli de özellikle yine bloglarda yapılan bazı siteleri iyi kötü (kötüden azcık tabi ki) yönleriyle blogta tanıtma. Tabi blog yazarının bir site çok hoşuna gidebilir ve bunu tanıtabilir. Ama burda bi faktör olayı değiştiriyor: para faktörü. Blogun pr (pagerank)’sine göre değişen fiyatlarda makale tarzı yazılar yazılıyor ve yayınlanıyor. Bu da ayrı bi “reklam olduğunu hissettirmeyen reklam” türü (yukarıda belirttiğim gibi backlink faydası da var).
Son olarak değinmek istediğim “reklam olduğunu hissettirmeyen reklam” türü ise sosyal ağlarda yapılan çalışmalar sonucu oluşan reklamlar. Facebook’ta kurulan gruplar, şirketlerin facebook, twitter gibi hesaplara sahip olmaya başlaması ve oralardan müşterileriyle irtibata geçebilmesi(aynı şekilde tersi de doğru). Hatta bunun için şirketlerde özel departmanların bulunması. Ne kadar gelir getirebilir ki diye soruyorsanız dell’in başarısını obama’nın sosyal ağda yürüttüğü kampanyayı duymamışsınız (burdan duyabilirsiniz)
. Sosyal ağda yapılan reklam çalışmaları her zaman bu kadar büyük çaplı olmayabilir. Binlerce üyenin bulunduğu bir grupta yöneticinin kendi sitesiymiş gibi veya başka bir sebep ileri sürerek link yayınlaması da bir bir nevi reklam sayılır. Hatta gruplar üye sayılarına göre değer biçilerek webmaster forumlarında satılır. Hiç satılmayacak dedikleriniz bile (bknz: Atatürk ile ilgili, Milli değer biçilmiş gruplar)… Bu yüzden size tavsiyem işinize yaramayan gruba üye olmayın. Ben olmuyordum (uzun süredir face hesabı donuk o yüzden -dum).
Herneyse uzun lafın kısası dikkatimi çeken bi reklam türüydü kendisi hakkında -irdeleyerek- yazmak istedim
. Kolay gelsin…



